SİTEMİZDEN FAYDALANMAK İÇİN LÜTFEN ÜYE OLUN

Şu, Boğaz Harbi...

 :: GENEL :: HABERLER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Şu, Boğaz Harbi...

Mesaj tarafından ali Bir C.tesi Mart 21, 2009 2:46 am

Yıkılmayan, geçilemeyen, Türk'ün îmân ikliminde anlam bulan sağlam yapısından bir tek taşı dahi sökülemeyen mübârek vatan toprağı… Arşa değen burçları gönüllerde bayraklaşan kale… Beş kıta yedi iklim Dünya'nın belleğine kazılmış destan… Cehennemî bir atmosferin ta kendisi… Buhranlı günlerin yürekleri kavuran derin acısı… Tarihin dîmağına ekilen kor… Türk'ün millî vicdânının ve büyük îmânının şahlanışı... Uyanışın, dirilişin ve doğruluşun ölümsüz adı… Emperyalist güçlerin sicili bozuk yüzüne indirilen tokat… Asil ve soylu mücâdelemizin benzersiz zaferi… Şu, boğaz harbi…
Biz vardık; hürriyet ve istiklâl uğruna meşru müdâfâanın kahraman neferi… Yiğitliğin direği, insanlığın yüreği, emsalsiz cihân cengâveri… Ötekiler vardı; şâirin değimiyle: "Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…" Biz vardık; vatan, millet, din, devlet, bayrak ve nâmus için ölmeyi şeref bilmiş yiğitler yiğidi… Ötekiler vardı; tarihin bütün kinleri ile beslenip gelen, vahşiliğin mîmârı, gözü dönmüş azgınlar sürüsü… Biz vardık; sulh için cenge âşık… Ötekiler vardı; kana, zulme, işgâle, talana susamış… Biz vardık; onca yüke ve yorgunluğa rağmen, vatan uğruna cengi düğün, şahâdeti bayram bilen îmân erleri… Ötekiler vardı; yüce milletimizi tarih sahnesinden silmeğe azmetmiş câniler yığını… Bir gün ki; Türk'e düşman birleşik bir dünya ile, kutsal değerleri uğruna şaha kalkmış bin yıllık mübârek ve muazzez "Anadolu rûhunun" kader anıdır o gün… Bir yer ki; ölüm kusan silahlarla donatılmış koca bir dünyanın birleşik ordularına karşı, kahraman Mehmetçik'in göz göze, burun buruna geldiği, gırtlak gırtlağa boğuştuğu yerdir o yer… Bir yer ki; Türk'ün ateşle imtihânı olarak da nitelendirildiği, her bir karedeki mücâdelenin efsâneleştiği, insanlık tarihinde eşi benzeri bulunmayan şanlı destânların yazıldığı, deryâların kan, semâların kurşun, vatan toprağının etten ve kemikten tepelerle kaplandığı yerdir o yer… Bir yer ki; bir ölüp bin dirilenlerin, ölürken ölümsüzleşenlerin, koyun koyuna şahâdet şerbetini kana kana içtikleri yerdir o yer!.. Bir yer ki; îmânın, inkâra galebe çaldığı yerdir o yer… Ve bir yer ki; adı dillerde destânlaşan, bayraklaşan, kutsallaşan yer: ÇANAKKALE...
Kan ve gözyaşının sular, seller gibi oluk oluk akışıdır ÇANAKKALE… Bombaların, kurşunların, sağanak sağanak, karalara, denizlere yağışıdır ÇANAKKALE… Hürriyet ve istiklâl güneşinin tevhîd semâlarından üstümüze yeniden doğuşudur ÇANAKKALE... Tarihe sığmayan tarih, tarifi olmayan destândır ÇANAKKALE… Tam 254 bin seçilmiş millet evlâdının, vatan için seve seve can verdiği yerdir ÇANAKKALE… Vuslat ânıdır gerçek Sevgili'ye ÇANAKKALE… Şanlı mücâdelemizin şâhikalarda taçlandığı yerdir ÇANAKKALE…
O, anlatıyor… Dünyayı dize getiren emsâlsiz mücâdelenin büyük komutanı anlatıyor. Diyor ki: "Biz, ferdî kahramanlık sahneleriyle meşgul olmuyoruz. Yalnız size Bombasırtı vak'asını anlatmadan geçemeyeceğim. Karşı siperler arasında mesâfeniz sekiz metre, yâni ölüm muhakkak, muhakkak.. Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulmamacasına tümüyle düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir itidâl ve tevekkülle biliyor musunuz! Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir bezginlik bile göstermiyor; sarsılmak yok! Okumak bilenler, ellerinde Kur'ân-ı Kerîm, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler, Kelime-i Şehâdet çekerek yürüyorlar. Bu, Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren, hayrete ve tebrike değer bir misâldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muhârebesini kazandıran, bu yüksek ruhtur."
Sevgili okuyucularım, Atatürk böyle anlatıyor, o tarihe sığmayan şanlı tarihimizin en şerefli ânını… Anlayabildik mi acaba?.. Anlamlandırıp kavratabilecek miyiz genç kuşaklara da gerçek boyutları ile ÇANAKKALE'yi, İstiklâl Savaşımızı ve diğerlerini?.. Geçmişten geleceğe sağlam köprüler adına…
Ya bugün?.. Bir ayna tutmalı mı bugüne? Kime mi? Bize de, ötekilere de… Ne, nerede?.. Kim, kiminle?.. Hâl, ahvâl nasıl?..
Doğrusu, tarihin altın sayfalarında şan ve şeref âbidesi olarak tescillenmiş emsâlsiz anma ve kutlama günlerimiz, genç kuşakların olgunlaşmasına, millî tarih şuuru kazanmasına, millî birlik ve berâberlik rûhu içinde büyük hamlelere imza atmasına zemin hazırlamaz ise; yapılanın adı ne anma olur, ne de kutlama… Sînede beyhûde bir yük misâli taşır dururuz tüm zaman boyutlarında tören türünden, faydasız…
Tüm zamanlarda vatan, millet, din, devlet, bayrak, nâmus, hürriyet ve istiklâl için canlarını fedâ eden azîz şehitlerimize; Çanakkale Zaferi'nin büyük komutanı Atatürk, yakın silah arkadaşları ve ebediyete göçmüş tüm kumandanlarımıza, yüce Allah'tan rahmet diliyor, hayatta bulunan kahraman gâzilerimize saygı ve minnet duygularımı içtenlikle ifâde ediyorum.
Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü ve şehitlerimizi anma münâsebetiyle bir kez daha diyorum ki:
"Ruhlarınız şâd olsun azîz şehitlerimiz!..

ali

Mesaj Sayısı : 521
Kayıt tarihi : 23/02/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 :: GENEL :: HABERLER

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz