SİTEMİZDEN FAYDALANMAK İÇİN LÜTFEN ÜYE OLUN

Eğitimde Yeniye Yakın Durmak...

 :: GENEL :: HABERLER

Aşağa gitmek

Eğitimde Yeniye Yakın Durmak...

Mesaj tarafından ali Bir C.tesi Mart 21, 2009 2:47 am

Sevgili okuyucularım, değişimin eğitime taşıdığı yeni değerler ışığında yeniden hazırlanan öğretim programlarının hedefi, mâhiyeti ve eğitim kurumlarındaki uygulamaları açısından son derece önemli olan hususları, üç yıl gibi uzunca bir süreden beri, bu köşede, siz değerli okuyucularımla paylaşma gayretim devam etmektedir. Okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarımızdaki çocuklarımızın ve gençlerimizin, değişen programlarda öngörülen yeniye uygun öğrenme etkinlikleri içinde bulunmalarına, bir başka ifâdeyle, bilgi toplumu hedefine yönelik en uygun süreci yaşamalarına katkı sağlayacağına inandığım meslekî birikimimi, bu sütunlarda sizlerle paylaşmayı kendime görev saydım.
Yeni programların uygulamalarına yönelik olarak, son üç öğretim yılında farklı bir süreç yaşadığımız, başta değerli eğitim câmiası olmak üzere tüm eğitim paydaşları tarafından bilinmektedir. Bu süreçte yaşananları bir bütün olarak değerlendirerek, alınan yolda, yaşananları ve yaşanamayanları akademik bir duruşla tahlil edip sağlıklı sonuçlar çıkarmak, eğitim ortamlarında yeni ve daha etkili süreçlerin yaşanmasına kuşkusuz basamak teşkil edecektir.
Bu girişten sonra gelin, yazının başlığına dönelim ve soralım: Eğitimde yeni ne? "Eğitimde yeniye yakın durmak…" ne anlama gelir? Eğitimde yeniye yakın durmak, hangi davranışların, kimler tarafından, nasıl yaşanmasını gerekli kılar?..
Sevgili okuyucularım, bu soruların da cevabını içinde bulunduran, çok kapsamlı ve uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan araştırma ve inceleme yazılarımı, bu sütunlarda, geride bıraktığımız üç yıl boyunca sizlerle paylaştığımı yazının girişinde ifâde etmiştim. Yazının bundan sonraki bölümünde sıralayacağım yeni ve olmazsa olmazımız olan temel sorularla, bu önemli hususun cevabı olacak yolun açılmasını sağlamaya çalışacağım. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki, bu bölümde sıralayacağım soruların cevaplarının arayışı içine girebilmek için, yeni yaklaşımların öngördüğü değişim mantığının, eğitimin tüm paydaşları tarafından artık benimsenmiş olması gerekir.
İşte böyle bir mantığın oluştuğu düşüncesi içinde diyorum ki: Gerek öğrenmeyi kılavuzlayan eğitimciler gerekse anneler ve babalar olarak, öğrenenler konumunda bulunan çocuklarımızı ne kadar anlayabildik? Eğitimde son derece önemli olan çocuk gelişimi ve her ânından sorumlu olduğumuz çocuklarımızın gelişim basamaklarını nasıl tamamlamakta oldukları hakkında yeterli gözlem bilgi ve birikime sahip miyiz? "Her çocuğun öğrenme usûl ve özelliği, parmak izi gibi birbirinden farklıdır" ilkesine uygun olarak, onları akademik anlamda ne kadar tanıyabildik? Bunun için hangi tanıma testlerini uyguladık? Öğrenmede son derece önemli etken olan çocuklarımızın bireysel farklılıkları hakkında hangi bilimsel tespitlerimiz var? Öğretim programlarının merkezine çoktan yerleşmiş bulunan "Öğrenci Merkezli Eğitim" uygulamalarının temel gerek ve unsurlarını, davranış hâline ne kadar getirebildik? Öğrencilerin kendi zekâ alanları, kendi yetenekleri, bireysel farklılıkları ve kendi tercihleri kapsamında, kendi öğrenme usûllerini işe koşarak gerekli ve yeterli olan zihinsel sürecin, kendileri tarafından yaşanmak suretiyle gerçek öğrenmelerin sağlandığı anlamını ifâde eden "aktif öğrenme yaklaşımı" hakkında ne ölçüde donanıma sahibiz? Her türlü ezberden arındırılmış, etkin, anlamlı ve "aktif öğrenmeyi" sağlayacak "aktif öğrenme yöntem ve teknikleri" ile öğrencilerin "öğrenme stilleri" hakkındaki doyumumuz ne seviyededir?. Düşünmeden, sorgulamadan, içselleştirmeden, birbirinden kopuk ve de ne oranda ihtiyaç olduğu bilinmeyen bilgilerin dayatmalar yoluyla ezberletilmesi değil; öğrenenin, "ön öğrenmeleri" ile ilişkilendirmeler yapması, öğreneceği yeni bilgi üzerinde düşünmesi, sorgulayıp yeni bilgileri anlamlandırması, böylece zihinsel süreci yaşayarak yeni yapılar oluşturması, sonuçta anlamlı ve gerçek öğrenmelerin sağlanması olan "yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının" algılama ve uygulama açısından neresindeyiz? İşte bütün bu soruların hakkıyla cevap bulmuş olması, bizi, "Eğitimde yeniye yakın durmak" olgusunun ne olup ne olmadığı sonucuna götürecektir.
Değerli eğitimciler, sevgili anneler, babalar; eğitimde anlamını yitirmiş, geride kalmış, ihtiyaç olmaktan uzaklaşmış eskinin ardına düşmek, silik izini sürmek, bizi gerçek hedefe götürmekten hep uzak kalacaktır. Yapılacak en uygun davranış, yukarıdaki soruların cevabında vücut bulan en yeniyi gereğince algılayıp, bizi hedefe taşıyacak yolda kılavuz olarak öne koymak olmalıdır. Bilinçlenmek için mutlaka bilgi ve birikim sahibi olmak gerekir. Yetişkinler olarak istekleriniz, beklentileriniz, bireysel tutkularınız sizin için önemli görünebilir. Açıkça ifâde etmeliyim ki, bu yazı kapsamında altı çizilen gerçekler, istiklâlimizin ve istikbâlimizin teminâtı olan yavrularımızın yetişmesinde çok daha önemlidir.
Her zaman olduğu gibi, bu öğretim yılında da meslektaşlarıma ve tüm öğrencilerimize yeninin ve doğrunun idrâki içinde, yapabileceklerinin en iyisini gerçekleştirme yolunda başarılar diliyorum.
Yazı Tarihi : 17

ali

Mesaj Sayısı : 521
Kayıt tarihi : 23/02/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 :: GENEL :: HABERLER

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz